Mail: info@Hamilelikguncesi.com



Anne Sütünün Faydaları Nelerdir?

Bebeğinizin doğumuyla birlikte emzirme yolu ile beslenmeye başlar. Doğumdan sonra annenin sütünün gelmesinde sıkıntı varsa hemen panik yapılmamalıdır. Çünkü böyle bir durumda yapılan panik annenin trese girmesi ve bebeğini besleyemeyeceği korkusuna kapılmasına sebep olur ve daha kötü sonuçlar doğurur. Doğumdan hemen sonra sütün gelmediği durumlarda hemen bebeğe ek besin veya su verilmemelidir. Çünkü bebeğiniz doğduğunda kendine 4 gün yetecek miktarda su depolamıştır. Böyle bir durumda anne rahatlatılmalı ve sık sık tekrar emzirme eylemi tekrarlanmalıdır. Bir süre sonra sütün geldiğini bebek beslendikçe süt miktarının arttığını göreceksiniz. Süt bollaşana kadar dışarıdan verilen mama veya su bebeğin anne sütüne olan ihtiyacını azaltıp, anne sütünü yeterince almamasına sebep olabilir. Bu durum her bebek için geçerli olmasada genel olarak bu yönde geliştiği görülmüştür.

Anne sütü, bebeklerin normal büyümesini ve gelişimini sağlayacak en ideal yapıdadır. Hiçbir yiyecek veya içecek anne sütünün yerini tutmaz. 

Anne sütü hastalıklardan koruyucudur. Anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal ve solunum sistemi hastalıkları çok daha az görülür. Annenin ilk 4-5 günlük sütü olan “Ağız sütü”nün (Kolostrum) bebeğe verilmesi çok önemlidir. Çünkü ağız sütü adeta bebeğin ilk aşısı gibidir. 

Gereksiz yere başlanan ek gıdalar sonucunda bebekler kısa sürede anne sütünü bırakabilirler. 

Anne sütü temizdir ve en uygun sıcaklıktadır. 

Anne sütünü vermek için para harcamaya gerek yoktur, en ekonomiktir. 

Bebek acıktığında anne sütünü hemen verme imkanı olduğundan bebeğin mama beklerkenki gibi ağlaması söz konusu değildir. 

Anne sütü ile beslenen bebeklerde alerjik hastalıklar çok daha az görülür. 

İlk 4 ay içerisinde bebeklere anne sütü dışında su dahil hiçbir ek gıda verilmemelidir. 

Bazen anneler memelerindeki değişikliklerden veya bebeğin hareketlerinin değişmesinden dolayı anne sütünün yeterli olmadığını düşünmeye başlar. Bu değişikliklerin sebeplerinden söz edelim.

“Bebek sık sık meme istiyor”: Bazen çocuk annesiyle temas kurmak için, bazen memeyi öylesine emmek için, bazen karnını doyurmak için meme ister. Açlıktan meme istediğinde güçlü bir şekilde emiyorsa, sık sık meme istemesi sütün yeterli olmadığını anlama gelmez.
“Bebek emdikten 1 saat sonra yine aç görünüyor”: Anne sütü mamadan daha çabuk hazmedildiği ve bebeğin az gelişmiş sindirim sistemini daha az zorladığı için anne sütüyle beslenen çocuğun daha sık beslenmeye ihtiyacı vardır.
“Bebek eskisine göre daha sık veya daha uzun emiyor”: Önceleri bebek 45-50 dakikada doyarken birden bire yalnızca 5-10 dakika emmeye başladıysa bebek büyümüş ve daha kısa zamanda daha fazla miktarda süt emerek daha hızlı doyuyor olabilir. Bu durumda bebeğin çiş, kaka yapma sıklığı ve kilo alması normal ise endişelenmeye gerek yoktur.

“Bebek huzursuz, ağlıyor, mızmızlanıyor”: Bebeklerin çoğu gün içinde huysuzlanır, hatta bu genelde her gün aynı saatte bile olabilir. Bazı bebekler daha çok bazıları ise daha az ağlar. Ağlamaların birçok sebebi olabilir, yani bebek sadece açlıktan değil başka bir şeyden de ağlayabilir. Ağlamanın sebebi ne olursa olsun bebeği sakinleştirmek için ona meme vermek en kolay ve en basit yöntemdir.
“Memeden, emzirilmediğinde, süt az akıyor veya hiç akmıyor”: Sütün akıp akmamasının annenin vücudunda oluşan süt miktarıyla hiç alakası yoktur. Doğumdan sonra veya ilk aylarda süt akıyor olabilir, zaman geçtikçe bu durum değişebilir.
“Anne memesi yumuşuyor”: Anne bebeğini sık sık emziriyor ise memesi sütle dolmaz ve sertleşmez, onun için hep yumuşak olur. Annenin vücudunda süt miktarı bebeğin ihtiyaçlarına göre oluştuğundan memeyi sertleştirecek süt fazlası da bulunmayabilir.
“Anne bebeğini emzirirken memeden süt geldiğini az hisseder veya hiç hissetmez”: Bazı anneler memeden süt geldiğini hissetmez ama bebeğe bakarak (bebekten yutma sesi geliyorsa) bunu anlayabilirler.
“Anne bebeğin emzirmeden önce ve sonra tartarak sütün yeterli olmadığına karar veriyor”: Ev tartısı genelde bebeğin ne kadar süt tükettiğini göstermez çünkü ayarı çok hassas değildir. Araştırmalara göre bebeğin sık sık tartılması gereksiz yere mama verilmesine ve bebeğin anne sütünden vazgeçmesine yol açmaktadır.
“Emzirmeden hemen sonra bebek iştahla biberon emiyor”: Çocuklar genelde tok oldukları halde biberon emebilir. Emmeye doğal olarak ihtiyaçları olduğu için ağızlarına giren herşeyi emmeye başlarlar. Bu durum bebeğin az süt tükettiğini göstermez.
“Anne sütünü sağamıyor”: Süt sağmak çok zor bir iştir. Onu doğru yapabilmek için çalışıp alışmak gerekir. Annenin sağdığı süt miktarı pratik yaptıkça ve sağma süresince “sütün gelmesini” sağlamayı öğrendikçe artar. Sağma kalitesi süt pompasının kalitesine de bağlıdır. Ancak sağılan süt miktarı annenin vücudunda oluşan süt miktarından çok farklıdır.

Anne Sütü ile Beslenen Bebeğin 1 Yaşına Kadar Gelişimi 

Anne sütüyle beslenen çocukların gelişmesinin ve büyümesinin mamayla beslenen çocuklara göre değişik olduğunu farkına varılmaktadır.
Doktorların kullandığı çocuk gelişme ve büyüme kalıpları, mamayla beslenen çocukların gelişmesi takip edilerek oluşturulduğu için anne sütüyle beslenen çocuklara uygun değildir. Bu kalıplara bakarak bazı anneler çocuklarına sadece anne sütü vermektense gereksiz yere mama vermeye veya anne sütüyle beslemeyi tamamen kesip “yetişkin yemeklerine” yani ek gıdaya başlamaktadır. Bebeğin emdiği süt miktarının ölçülmesi ve sütün yeterli olup olmadığını nasıl anlamak gerektiği konusunda çoğunlukla bilgi olmadığı için bu yanlış davranışlar artmaktadır. Bebek 3- 4 aylık olana kadar anne vücudunda bebek için yeterli süt oluşmaya başlar. Bu yüzden de memeler eskisi gibi sertleşmez ve bazı anneler sütünün bittiğini düşünerek ek gıdalara başlar.
Bu yazıda, anne sütüyle beslenen çocukların kilo alma özelliklerinden, anne sütünün bebeğin normal gelişmesi ve büyümesi için yeterli olup olmadığını nasıl anlamak gerektiğinden, annelerin sütün yetmediğini düşünerek yaptıkları yanlışlıklardan söz edeceğiz. Çoğu anne-baba için anne sütünün yeterli olduğunu gösteren işaret bebeğin kilo almasıdır. İlk 3-4 ayda bebeğin ağırlığı hızla artar, 5. ayda ise bebeğin kilo alma hızı azalır ve genelde anneler bu azalmaya hazır değildir. Anne sütünün yeterli olduğunu gösteren başka işaret yok ise (bunlardan daha sonra söz edeceğiz) anne bebeğinin bu kadar az kilo almasına üzülerek ek gıdaya başlamaya karar verir. Bundan dolayı ek gıdalara başlamak gerçek kilo kaybına yol açar. Sık sık emzırmek yerıne anne az emzirip bebeğe mama ek olarak verıyorsa bu beslenme tarzı bebeğin kilo kaybına ve anne sütünün azalmasına yol açar Dahası anne sütünün azalması bebeğin besin kalitesini de düşürür. Dolayısıyla bebeğin beslenmesinde mama ve ek gıda kullanılmaya başlanması sonucunda anne umduğunun tam tersine bebeğin büyüme ve gelişmesine engel olmuş olur.
Bebeğin kaç gram aldığı ve boyunun kaç santim uzadığı genelde doktorun muayenehanesinde öğrenilmektedir, fakat anne sütünün yeterli olduğunu gösteren ve ne kadar sık emzirmek gerektiğini gösteren yöntemler vardır.
Bebeğin altıncı ayında ek gıdalara başlayıncaya kadar anne sütünün yeterli olduğunu gösteren işaretler: emzirme sıklığı, bebeğin çiş ve kaka yapma sıklığı, onun genel durumu ve keyifleridir.

Haftalara Göre Hamilelik

1.Hafta 2.Hafta 3. Hafta 4.Hafta
5. Hafta 6.Hafta 7.Hafta 8.Hafta
9.Hafta 10.Hafta 11.Hafta 12.Hafta
13.Hafta 14. Hafta 15.Hafta 16.Hafta
17.Hafta 18. Hafta 19.Hafta 20.Hafta
21.Hafta 22.Hafta 23. Hafta 24.Hafta
25.Hafta 26. Hafta 27.Hafta 28.Hafta
29.Hafta 30.Hafta 31. Hafta 32.Hafta
33.Hafta 34. Hafta 35.Hafta 36.Hafta
37.Hafta 38.Hafta 39. Hafta 40.Hafta

Write A Comment

 

Şifalı Bitkiler

Binlerce yıldır tıpta kullanılan bitkiler dünyanın sonuna kadarda kullanılmaya devam edilecektir.Soğuk algınlığından cinsel sorunlara kardar her hastalıkta kullanılan bitkiler,tıbbın en büyük yardımcısı konumundadırlar.

Yazının Devamı »

Gebelik Hastalıkları

Gebelikte karşılaşılacak bazı rahatsızlıklar;

 

Yazının Devamı »



NewsLetter Sign Up !

Please enter your Email and Name to join.

Digital Newsletter

To unsubsribe please click here ».


YASAL UYARI:Bu sitede yer alan bilgiler sadece bilgi verme amaçlidir,doktor tedavisinin yerini tutamaz. Bu bilgiler sahsi tani ve tedavi yöntemi olarak degerlendirilmemelidir.Bu sitedeki bilgileri kullanilarak kendi kendine yapilan uygulamalardan ya da uygulama ehliyeti bulunmayan veya amatör kisilerce yapilan uygulamalardan siteyi hazirlayan kisi sorumlu degildir.Bu siteyi ziyaret eden kisiler bu uyarilari kabul etmis sayilirlar.