Reklamlar

Boğmaca

Boğmaca Bordatella pertussis adında bir bakteri tarafından meydana getirilen birhastalıktır.Boğmaca hava yoluyla yayılır ve çok bulaşıcı bir hastalıktır.

Boğmaca’nın kuluçka dönemi sıklıkla 5-10 gün arasında değişir. Belirtilerin ortaya çıkması için maksimum süre 21 gündür.

Boğmacanın belirtileri nelerdir?
Boğmaca hastalığı üç döneme ayrılır:


boğmacaKataral dönem: Bu dönem 1-2 hafta sürer. Burun akıntısı, hapşırma, düşük dereceli ateş
ve hafif öksürük (soğuk algınlığı belirtilerine benzer belirtiler).


Paroksismal dönem: Genellikle 1-6 hafta sürer ancak 10 haftaya kadar devam edebilir.
Karakteristik bulguları patlar tarzda, yoğun ve hızlı öksürük nöbetleridir. Nöbetlerin
sonunda hastalar oksijensiz kaldıkları için tipik tiz bir ses çıkmasına neden olan derin bir
nefes alırlar. Bebekler ve küçük çocuklar çok hasta ve sıkıntılı gözükürler ve nöbetler
sırasında morarabilir veya kusabilirler.


İyileşme dönemi: Aylarca sürebilir. Öksürük genellikle 2-3 haftada kaybolmasına rağmen hastalar bir solunum yolu enfeksiyonu geçirirlerse nöbetler tekrarlayabilir.
Boğmaca adolesan ve erişkinlerde genellikle daha hafiftir ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarında görülen öksürüğe benzer dirençli öksürük vardır. Bununla birlikte bu bireyler hastalığı aşılanmamış veya eksik aşılanmış diğer insanlara bulaştırabilirler.


Boğmaca özellikle küçük bebekler için çok ciddi bir hastalık olabilir. 1997-2000 yılları
arasında boğmaca geçiren her beş çocuktan birisi hastaneye yatıyordu ve bu oran 6 aylıktan küçük tüm çocukların yarısından fazlası (%63) demekti. Yine aynı dönemde boğmacaya bağlı 62 bebek ölümü gerçekleşmişti ve ölümlerin çok büyük kısmı (%90) çok küçük bebekler arasındaydı. Boğmacaya bağlı oluşlan solunum güçlüğü hem hasta hem de ailesi için oldukça sıkıntılı ve korku verici bir tablo oluşturur.

Boğmacaya bağlı oluşması muhtemel olan komplikasyonlar nelerdir?


Küçük yaştaki çocuklar, daha büyük yaştaki çocuklara ve erişkinlere kıyasla daha fazla istenmeyen sonuçlara maruz kalmaktadır. Boğmacaya bağlı en sık görülen ve en sık ölüme neden olan komplikasyon, hastalığın seyri sırasında görülen ikinci bir enfeksiyon gelişmesidir. Her 20 boğmaca hastasından birisinde zatürre gelişir.
Küçük bebekler, muhtemelen beyine oksijen temininin azalmasına bağlı olarak ortayaçıkan, nöbet ve beyin enfeksiyonuna (ensefalit) daha fazla yakalanma riski taşırlar. 1997-2000 yılları arasında görülen tüm boğmaca vakalarının 1000’de 8’i ve 6 aylıktan küçük boğmaca geçiren çocukların 1000’de 14’ü nöbet geçirmiştir.
Boğmaca sonrasında daha az sıklıkla görülen komplikasyonlar kulak enfeksiyonu, iştahsızlık ve sıvı kaybıdır.

 

Boğmacanın tedavisi var mıdır?

Antibiyotikler boğmaca tedavisine yardımcı olmaktadır. Hastalığın tedavisi hekime danışılmalıdır. Kullanılan antibiyotik aynı zamanda aynı evde yaşayan kişilere ve hasta ile yakın temasta olan kişilere de, aşılı olup olmadıklarına bakılmaksızın, hastalığın bulaşması ihtimalini azaltmak amacıyla uygulanmalıdır.
Boğmaca geçiren kişi ile temasta bulunan 7 yaşın altındaki çocuklar eğer hala difteri, tetanoz, boğmaca aşı serilerini tamamlamadıysa, hemen tamamlaması önerilir. Eğer difteri, tetanoz, boğmaca aşıları tamam ise, ancak son doz aşıdan sonra 3 yıl veya daha uzun bir süre geçtiyse, bir tekrar doz (güçlendirme dozu-rapel doz) difteri, tetanoz, boğmaca aşısı uygulanması önerilir.
Boğmaca hastalarının ayrıca yatak istirahati, sıvı desteği ve ateşi varsa ateşinin kontrol altına alınması önerilir.

 


Boğmaca geçiren kişiler kataral dönemde ve öksürük başladıktan sonraki ilk iki hafta içinde (yaklaşık 21 gün süreyle) en yoğun şekilde hastalığı bulaştırırlar.


Boğmaca geçirmiş bir kişinin yeniden boğmaca geçirmesi sık görülmeyen bir durumdur ama oluşabilir. Yeniden geçirilen boğmaca, tipik boğmaca tablosu yerine, sürekli devam eden dirençli bir öksürük tablosu şeklinde kendini gösterir.
Boğmaca geçirdiği laboratuvar testleri ile kesin olarak kanıtlanan bir çocuğun difteri, tetanoz, boğmaca aşıları tamamlanmamışsa, tamamlaması gerekmeyebilir ancak boğmaca hastalığının tanısı sadece oluşturduğu klinik tabloya dayanarak kondu ise aşılarını tamamlamasında fayda vardır.

BOĞMACA AŞISI


Boğmaca aşısı “inaktive” (ölü) bir aşıdır. İnaktive aşılar canlı değildir ve aşının içerisinde verilen mikroorganizma vücutta çoğalmaz. Bu nedenle inaktive aşıların yeterli düzeyde koruma sağlayabilmesi için birden fazla dozda uygulanması ve belli aralıklarla tekrar dozlarının uygulanması gerekmektedir.
Yan etkisi azaltılmış difteri, tetanoz, boğmaca aşılarının (aselüler boğmaca aşıları) içerisinde bulunan boğmaca etkeninin antijenik yapıları, bakterinin uygun besi yerlerinde çoğaltıldıktan sonra komponentlerine ayrılması, inaktive edilmesi ve saşaştırılması yoluyla elde edilir.
Difteri, tetanoz, boğmaca aşısı (DTB veya aselüler DTB) kas içine uygulanır.
Tüm küçük bebekler, eğer aşılanmalarını engelleyen herhangi bir tıbbi durumları yok ise, rutin aşılama şemaları dahilinde difteri, tetanoz, boğmaca aşısı olmalıdır.

Aselüler boğmaca aşısı nedir?


Difteri, tetanoz, boğmaca aşısının (DTB) içerisinde bulunan boğmaca içeriği bu aşıya karşı görülen reaksiyonların büyük kısmından sorumludur. Aşı sonrasında, aşı yerinde kızarıklık, şişlik ve ağrı ve yüksek ateş, huzursuzluk ve ağlama gibi yan etkilere neden olabilmektedir.
Aselüler boğmaca içeren difteri, tetanoz, aselüler boğmaca (DTaB) aşılarında ise aşının içerisinde boğmaca mikroorganizmasının tamamı değil bazı antijenik yapıları kullanılmaktadır ve yan etkiye neden olan bölümleri büyük oranda uzaklaştırılmıştır. Bu nedenle difteri, tetanoz ve aselüler boğmaca aşıları, boğmaca mikrobunun tamamının kullanıldığı DTB aşılarına kıyasla yarı yarıya daha az yan etkiye neden olmaktadır.


Boğmaca aşısının genel uygulama şeması, küçük çocuklara 2., 4., 6. aylarda (veya 2. 3., 4. aylarda) üç doz ve 18. ayda tekrar doz olmak üzere toplam dört dozluk bir seri şeklindedir. Beşinci doz aşının (güçlendirme dozu, rapel doz), dördüncü doz difteri, tetanoz, boğmaca aşısının geç kalmadığı (4 yaşın üzerinde uygulanmadığı) durumlarda, 4-6 yaşlar arasında uygulanması önerilmektedir.

Yan etkileri azaltmak için aşının yarım doz olarak uygulanması işe yarar mı?


Yarım doz difteri, tetanoz, boğmaca aşısı hiçbir koşulda önerilmemektedir. Yarım doz uygulanan aşı yeterli derecede bağışıklık düzeyi sağlaması açısından bir soru işaretine sebep olurken bu doz eksik kabul edileceği için çocuğun yeniden tam dozlarla aşılanması gerekebilecektir. Yan etkilerin azaltıldığı asellüler aşıların kullanılması en doğru yaklaşımdır.

Çocukluğunda boğmaca aşılarını tam olarak yaptırmış bir erişkin belirli aralıklarla tekrar doz boğmaca aşısı yaptırmalı mıdır?


DTaB ya da DTB aşısı 7 yaşın üzerinde önerilmediği için bu aşıların adolesan ve erişkinlerde kullanımı yoktur. Ancak bu aşılarla çocukluk çağındaki aşılanma oranları yükseldikçe, aşı ve doğal hastalığın oluşturduğu bağışıklık zamanla da azaldığı için boğmaca hastalığı adolesan ve erişkin döneme kaymakta, buna karşın boğmacaya bağlı ölümlerin % 90'ı 4 aydan küçük bebeklerde yıllar içerisinde artan oranlarda görülmektedir. Boğmacaya karşı çocukluk çağında yapılan aşılamalar zamanla koruyuculuk etkisini kaybettiği için boğmaca vakaları artık adolesan ve erişkinlerde daha sık görülmeye
başlanmıştır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığının yaptığı bir araştırmaya göre erişkin vakaların tüm vakalara olan oranının 2005 yılından sonra 2,5 kat arttığı saptanmıştır. Hastalığın bebeklere bulaşması % 75 oranında bebeğin çevresindeki anne-baba-kardeş veya diğer kişilerden olmaktadır. DTaB ya da DTB aşısının ilk 3 dozu tamamlandıktan sonra boğmacaya karşı tam koruyuculuk
başlar. Bu nedenle, bebekler yaşamlarının ilk aylarında boğmacaya karşı korumasız kalabilmektedir. İlk aylarında bebeğin boğmacaya yakalanmaması için anne, baba, kardeş ve bebeklerle teması olan diğer kişilerin (örn. bakıcı, sağlık personeli vb.) boğmacaya karşı bağışıklıklarının tam olması gerekir.
2001 yılından itibaren kullanıma sunulmuş olan azaltılmış difteri, azaltılmış aselüler
boğmaca, tetanoz ve/veya inaktive polio içerikli adsorbe aşılar (Tdap/Tdap-IPV) 3 yaştan itibaren üst yaş sınırı olmaksızın hatırlatma dozu olarak adolesan ve erişkinlerde önerilmektedir.

Adolesanlarda 1 doz ve erişkin dönemde de 10 yılda bir yapılan Td dozlarından birisinin yerine boğmaca içerikli bu yeni jenerasyon Tdap/ Tdap-IPV aşılarıönerilmektedir. Ayrıca Küresel Boğmaca Girişimi (GPI) tarafından 2001 yılından itibaren ve Birleşik Devletler'de Amerikan Bağışıklama Danışma Komitesi tarafından 2004 yılından itibaren, postpartum dönemde annelere ve infantla teması olan kişilere (baba-kardeş-bakıcı-sağlık personeli dahil) boğmaca rapeli yapılması önerilmektedir. Adolesan ve erişkin dönemde uygulanacak boğmaca hatırlatma dozu hem genel olarak hafif seyrettiğini bildiğimiz ancak boğmaca komplikasyonlarının yine de görülebildiği (bazı çalışmalara göre %26 oranında) bu yaş grubu kişilerde hastalık oluşumunu
engelleyecek hem de boğmacanın toplumdaki dolaşımını azaltarak 4 aydan küçük bebeklerde
ölümcül sonuçlanabilen boğmacanın bebeklere bulaşını engelleyecektir.

Boğmaca aşısı ne kadar güvenilirdir?


Çocukların çoğunluğu difteri, tetanoz, boğmaca aşısına karşı ciddi reaksiyon geliştirmemektedir. Aşıdan sonra en sık görülen reaksiyonlar, aşının yapıldığı yerde kızarıklık, şişlik ve ağrı gibi lokal reaksiyonlardır. Bu reaksiyonlar özellikle aşının dördüncü, beşinci dozlarından sonra görülmektedir. Diğer muhtemel reaksiyonlar hafif ateş, iştahsızlık, yorgunluk ve kusmadır. Yan etkisi azaltılmış (aselüler) difteri, tetanoz, boğmaca aşılarının kullanılması, görülen bu hafif reaksiyonların daha da az görülmesini sağlamaktadır.

Boğmaca aşısına bağlı ne gibi yan etkiler bildirilmiştir?


Aselüler difteri, tetanoz, boğmaca aşısına bağlı 3 saat veya daha uzun süren ağlama (yaklaşık 1000 çocukta 1 oranında) ve yüksek ateş (16.000 çocukta 1 oranında) gibi ciddi reaksiyon nadirdir. Bu yan etkilerin büyük kısmının aşının içeriğindeki boğmaca etkenine bağlı olduğuna inanılmaktadır. Bu nedenle bu yan etkilerin görüldüğü çocuklar difteri, tetanoz aşısı ile aşılanabilirler. Nöbet gibi çok ciddi reaksiyonlar çok nadir görülmekte ve aşıya bağlı olup olmadığı kesin olarak söylenememektedir.

Difteri, tetanoz, boğmaca aşısı ne kadar etkin bir aşıdır?


Genelde inaktive (ölü) aşılar bağışıklama sağlamada canlı aşılar kadar etkin değildir.
Aselüler difteri, tetanoz, boğmaca aşıları ile yapılan çalışmalarda, 3 veya 4 doz aşılanan çocuklar boğmacaya karşı %80-85 korunmaktadır. Elde edilen bağışıklık ise 5-10 yıl sürmektedir.

Kimler boğmaca aşısı olmamalıdır?


Difteri, tetanoz, boğmaca aşısına karşı ciddi alerjik reaksiyon ortaya çıkması veya aşıdan 81 Boğmaca
sonra ensefalopati gelişmişse ve ensafalopati başka herhangi bir sebebe bağlanamamışsa, aşının diğer dozu uygulanmamalıdır.
Boğmaca aşısından sonra nadiren ortaya çıkan bazı reaksiyonlar, aşının takip eden dozlarının uygulanması konusunda dikkatli olmayı gerektirir. Bu reaksiyonlar 40.5ºC’nin üzerinde ateş ve şok durumu, 3 saat veya daha uzun süreyle sürekli ağlama veya aşıdan sonraki 3 gün içinde ortaya çıkan konvülziyondur (nöbet). Bu yan etkilerden birisinin varlığında bile, yaygın boğmaca salgınının varlığı gibi, hastalığın riskinin aşının riskinden çok daha fazla olduğu durumlar vardır.
Muhtemel veya potansiyel nörolojik hastalığı olan bebek veya çocukların durumları tamamen değerlendirilip tedavi edilene veya kontrol altına alınana kadar difteri, tetanoz, boğmaca aşısı ertelenmelidir. Difteri, tetanoz, boğmaca aşısı nörolojik bozukluğa yol açmamasına rağmen, aşının uygulanması halihazırda var olan nörolojik tablonun ortaya çıkmasına neden olup yanlış değerlendirilebilmektedir.
Orta ve ciddi derecede hastalığı olanların tamamen düzelene kadar aşılarını ertelemeleri önerilmektedir.

Erişkinlerdeki güncel Boğmaca aşısı önerileri nelerdir?

Aşılama oranları yükseldikçe, boğmaca hastalığı adolesan ve erişkin döneme kaymakta buna karşın boğmacaya bağlı ölümlerin % 90'ı 4 aydan küçük bebeklerde yıllar içerisinde artan oranlarda görülmektedir. Hastalığın bebeklere bulaşması % 75 oranında bebeğin çevresindeki anne-baba-kardeş veya diğer kişilerden olmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüm dünyada her yıl 50 Milyon boğmaca vakası görülmektedir ve toplam 300.000 kişi boğmaca nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Boğmaca özellikle küçük bebekler için çok ciddi sonuçlanabilen ölümcül bir hastalıktır. Küçük bebekler, muhtemelen beyinlerine oksijen sağlanmasının azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan, nöbet ve ensefalite daha fazla oranda yakalanma riski taşırlar. Her yıl ülkemizde ve dünyada boğmacaya yakalanan her 100 bebekten 4'ü hayatını kaybetmektedir. Antibiyotikler, boğmacanın öksürük gibi belirtilerini azaltmada çok etkili değildir. Hastalık geliştikten sonra boğmaca hastaları yatak istirahatine alınmalı, sıvı desteği verilmeli ve
ateşi varsa kontrol altına alınmalıdır. Hastalık yaklaşık olarak 12-14 hafta sürmekte ve bu dönemde işgücü kaybı ve aşırı tedavi giderlerine neden olmaktadır. Boğmacaya karşı anne-babalar, bebeklerini veya çocuklarını aşı ile koruyabilirler. Bebeklere 2 aylıkken yapılmaya başlanan ve 4, 6 ve 18 aylık olduklarında tekrarlanan karma aşı DTaB (difteri, tetanoz, asellüler boğmaca), bebeği boğmacaya karşı korumak için uygulanır. Ancak, karma aşının ilk 3 dozu tamamlandıktan sonra boğmacaya karşı
tam koruyuculuk başlar. Bu nedenle, bebekler yaşamlarının ilk aylarında boğmacaya karşı korumasız kalabilmektedir. İlk aylarında bebeğin boğmacaya yakalanmaması için anne, baba, kardeş ve bebeklerle teması olan diğer kişilerin (örn. bakıcı, sağlık personeli vb.) boğmacaya karşı bağışıklıklarının tam olması gerekir.

Amerikan Bağışıklama Danışma Komitesi Amerikan Bağışıklama Danışma Komitesi, 2004 yılından itibaren postpartum dönemde annelere ve infantla teması olan kişilere (sağlık personeli dahil) boğmaca rapeli yapılmasını önermektedir. Koza stratejisi olarak adlandırılan bu yaklaşım, 17 ülkeden 37 uzmanın oluşturduğu Global Pertusis Grişimi (GPI) tarafından, 1 yaş altı bebeklerle teması olan tüm kişiler için de (anne-baba-kardeşler vb gibi) önerilmektedir. Amerikan Bağışıklama Danışma Komitesi, eğer son Td dozundan 10 yıldan uzun bir süre geçmiş ise gebelikte 2.-3. trimesterda Td yerine Tdap (azaltılmış difteri ve azaltılmış asellüler boğmaca içeren kombine aşı) önermektedir. İnfantla teması olabilecek kişilere (anne-baba-kardeş-bakıcı-sağlık personeli vb) yapılacak bir doz Tdap veya Tdap-IPV, infantları bağışıklığı gelişene kadar boğmacaya karşı koruyacaktı r. Ayrıca, yaşamlarının ilk yıllarında uygulanan DTaB aşısının koruyuculuğunun devam etmesi için 4-6 yaştaki çocukların karma aşıları da Tdap-IPV olarak tekrar edilmelidir. Bu okul öncesi dönemde karma aşı ile kombine çocuk felci aşısının da tekrar edilmesi, her dört hastalığa karşı (difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci) koruyuculuğun devamı açısından önemlidir.

4-6 yaş çocuklara yapılacak 1 doz Tdap veya Tdap-IPV hem onları hem de çevrelerindeki küçük bebekleri boğmacaya karşı koruyacaktır. Ayrıca primer karma aşıları tamamlanmış her anne-baba veya küçük bebeklerle teması olan kişiler (örn. bakıcı, sağlık personeli vb.) yaşamları boyunca en az bir kez Tdap veya Tdap-IPV aşısı olabilirler. Böylece hem kendilerini hem de bebeklerini boğmacaya karşı koruyabileceklerdir. Tdap veya Tdap- IPV aşısı 10 yılda bir uygulanan Td aşısı dozlarından birinin yerine de kullanılabilmektedir. Tetanoz hatırlatma dozu olarak uygulandığında tetanoza karşı yeterli düzeyde
bağışıklık oluşturur.

Kaynak:vikipedia-asıdanısma.com